Mavi baştankaranın bahar keyfi

Onu ilk defa ocak ayında görmüştük.

Pabuçderesi’nin kıyısındaki yüksek ağaçların üst dallarında dolanıyorlardı. Fark edebilmem pek mümkün değildi ama Allah’tan eşimin gözleri benden çok daha keskin ve bunlar gibi minik arkadaşları hemen fark ediyor. Kötü ışık koşulları ve uzak mesafeye rağmen birkaç kare alabilmiş ama sonuçlardan pek memnun kalmamıştım.

Ocak ayından bu yana İğneada seferlerimizin güzergahını pabuçdere mevkiinden geçecek şekilde oluşturuyoruz. Derenin kenarında verdiğimiz kısa molalar sırasında değişik kuş türlerini görebilmek mümkün. Geçen zaman içinde birçok kuş görüp iyi kötü görüntüleyebilmiş olmama karşılık bu minik yaramazları bir daha görememiş olmak üzüntü vericiydi.

Yine İğneada yollarındayız ve bu defa pabuçdere etrafında seslerini duymamıza karşılık sıklıkla fotoğrafladığım ispinozlar bile kendilerini pek göstermiyor. Eşim dere kenarındaki yürüyüşüne çıkmış ben de kafamı yükse dallara dikmiş kadrajıma girebilecek aktörleri arıyordum.

Bölgede cep telefonu çekmediğinden eşimle volki tolki aracılığı ile haberleşiyoruz. Bir süre sonra yanıma geldiğinde henüz doğru dürüst bir kare bile fotoğraf çekememiştim. Az evvelinde de derenin üzerinden masmavi bir yalıçapkını adeta benimle alay eder gibi gelip geçmişti. Objektifimi dere kenarında konduğu taşa doğrultup netleme yapana kadar da çoktan uçup gitmişti. Bir yalıçapkınını görüntülemek müthiş birşey olacaktı ama olmadı. Kısmet!

“Biraz da köprünün öbür tarafına yürüyelim istersen.” dedi eşim.

Köprüden karşıya geçip derenin karşı tarafındaki ağaçların arasında dolanırken kimbilir ne zamandan kalma bir tarihi yıkıntıyı fark ettik. Etrafı defineciler tarafından oyulup bırakılmış; daha doğrusu mahvedilmişti. Günün birinde avcılığın ve defineciliğin kanunen ağır yaptırımları olan birer suç kabul edilmesini daha fazla istedim manzarayı görünce.

Burada çiçek açmış olan ağaçların arasında dolanırken hafif yokuş yamaçlar nedeni ile göz hizamızda olan dallara birden birkaç maviş tüneyiverdi. Heyecana kapılmadan makinemi doğrulttum. Bu hafta çekim modlarından yarı otomatikte çalışmayı tercih ettim. Minik kuşlara ve onların çok hızlı hareketlerine odaklanmayı hedeflediğim için makinemde Tv modunda gerekli ön ayarlar yapılmış şekilde dolaşıyordum. Minik arkadaşların inanılmaz hareketli olan tabiatları gereği enstantane hızını 1/2000 olarak belirlemiştim. Diyafram değerini makinenin vermesini uygun görmüştüm. ISO’yu da 1600’ü geçmeyecek şekilde otomatikte tutuyordum. Işık oldukça yeterliydi. Yaramazların genelde dallara konmaları ile kalkmaları bir oluyor. Tek nokta odaklama ile kadraja yerleştirdiğim öznenin mümkün olduğu kadar gözüne hedefleyerek seri çekim halinde deklanşöre bastım. Açıkçası bir mavi baştankaraya fiziksel olarak en yakın olabildiğim mesafe buydu. Tabi ki kuş fotoğrafçılığı ile profesyonelce uğraşanların ekipmanlarının yanına bile yaklaşabilecek donanımlara sahip değilim ve sahip olmam da imkansız. Bu durum beni ve benim gibi kuş meraklılarını kuş fotoğrafı çekmekten tabi ki alıkoymamalı. Elimizdeki var olan donanım neye imkan tanıyorsa o kadarını başarabilmek peşinde koşmalıyız.

Sahip olduğum 75-300 mm’lik telelensin sınırlarını zorlasam da böyle küçük bir kuşu olabilecek en ayrıntılı şekilde kareleyebilmenin azami uzaklığı 10 ila 15 metre arasında değişiyor sanki.

Bu kareleri çektikten az sonra yine bir başka dalda kahramanımızın yakın akrabalarına da rastladım ve onları da birkaç atış ile ölümsüzleştirmek istedim.

Pabuç dere etrafındaki bu ziyarette bu defa bana belki de istemeden oldukça cömert davrandı bizim maviş kafalılar.

Saniyede 5 kare seri çekim yapabilen makinem; ön belleğine aldığı kareleri hafıza kartına kaydederken çekim yapmayı teknik olarak durduruyor. O sırada daldan kalkıp peşinden koştuğu arkadaşına uçan mavişe mütebessim bir ifade ile teşekkür ettim içinden.

Yaşadığımız hayatta insanların yapamadıklarını minik halleri ile başarıyorlar.

Baharın tazelik ve umut olduğunu öğretiyorlar.

Kategoriler:doğa, fotoğrafçılık, kuşEtiketler:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.