İda’nın rüzgarı Tanrı’nın nefesi

Hastalanırdık ya hani!

Ateşler içinde...

Bir nine başımızı okşar yılların buruşturduğu elleri ile dudaklarında bir mırıldanışın belirsiz pıtırtıları...

Sonra elini bir daha sürer yüzümüze mırıldandığı kelimeleri yüzümüze üfleyerek.

Bir dua serinliği okşar yüzümüzü. İçimizi yakan kötülüklerin üzerine Yaradan'dan ödünç alınmış bir nefesin ferahlığıdır bu.

Tıpkı İda'dan aşağılara esen rüzgar gibi.

Mantar bilimi

Vize'deki bir fırında henüz simit vardı. Poyralı'yı da geride bırakıp İğneada Longoz'una giderken peynir, soka, helva gibi nevaleyi de tedarik ettik. Orman örtüsünün sıklaşması ile birlikte yol kenarında park etmiş araçlar artmaya başladı. Eline torba ve sepet alanlar ormanlara dalıyordu. Belki ot topluyorlardır dedik ama mantar pek aklımıza gelmedi açıkçası.